09 Temmuz 2026
SANAL ALEM
Bugün Yazı Masası'nda, Ergen Kadınlar kitabımdan "Sanal Âlem" başlıklı bölümü paylaşıyorum.
Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken, görünmez bir dünyanın da kapılarını açtı. Artık dostluklar, yalnızlıklar, sevinçler ve hayal kırıklıkları çoğu zaman ekranların ardından yaşanıyor. Peki sanal dünya, bize gerçekten yeni bir hayat mı sunuyor, yoksa gerçek hayattan sessizce uzaklaştırıyor mu?
Bu yazı, sanal dünyanın insan ilişkileri üzerindeki etkisini, gündelik hayatın içinden örneklerle sorgulayan kısa bir düşünce yolculuğu.
Keyifli okumalar.
"Sosyal medya" denilen sanal alem, "çiftleşmek" için derya deniz. Erkek ya da dişi, er geç biri gelip seni buluyor. Nitekim yakın zamanda bir dişi ile tanıştım.
Emekli bir ihtiyarım, unumu eleyip, eleğimi getirip memleketim Urfa'da, bir artı bir, bir evciğe asmışım. Yaşamımdan siyahı, beyazı, pembeyi çıkaralı yıllar oldu. Ancak yaşlılık, öyle atılacak bir şey değil, üstelik her geçen gün daha da kalıcı hale geliyor ve her yıl daha da yaşlanıyorum, durdurmak ne mümkün!
Efendim şimdi bu kadar lafı niye ettiğimi merak ediyorsunuz değil mi? Haklısınız. O zaman anlatayım: Dedim ya yaşlıyım, işte bu yaşlılar, yani ben gibiler, her geçen gün daha çok unutkan olup, ne yapmaları gerektiğini unutuyor, mesela sosyal medya bildirimlerini kapatmayı unutuyor. Geçenlerde tak diye feys'ten bir mesaj aldım ki "Marian seninle arkadaş olmak istiyor" demekte. Bütün duygularım anında ayaklandı! Hemen kadının "hakkında" yazılanlara ve fotoğraflarına baktım ve tabii ki isteğini kabul ettim. Siz olsanız kabul etmez misiniz Allah aşkına? kadın, "USA army" imiş, "Barış için" Halep'te görevliymiş! Askeri üniformayla çekilmiş bir fotoğrafı var, başında kepi, kolunda pırpırlar. Üstelik fotoğraf, ABD'nin ünlü bir askeri akademisinde çekilmiş, kadın oradan mezun olmuş. Ayrıca sivil fotoğrafları var, saç baş yapılı gayet şuh, hatta bir ev büyüklüğündeki bir arabanın direksiyonuna kurulup poz vermiş. Bir başka fotoğrafta küçük bir kız çocuğu yanı başında. Kadın 36 yaşında ve dulmuş, yakın zamanda kocasını bir araba kazasında kaybetmiş, dokuz yaşındaki kızıyla bir başına kalmış, ancak kızı devlet almış, bir bakım yurduna yerleştirmiş! Aldı mı beni bir heyecan, bir üzüntü, çünkü bir yandan hayal alemine dalıp, evlilikten girip, ABD pasaportundan çıkıyorum, bir yandan küçük kıza nasıl iyi bir üvey baba olunur onun derin düşüncelerine dalıyorum.
Kadın sanki bu duygularımı hemen hissetmiş gibi başladı messenger'dan sabah akşam mesaj yağdırmaya. Beni "sorumluluk sahibi" görmüş, çok arkadaş olmak istemiş, ona özel hayatımdan söz edersem, hobilerim nelermiş, hayatta neler yapmak istediğimi ona yazarsam, çok memnun olacakmış. Bu arada ilişkimiz olsun diye Tanrı'ya dua etmeye başlamış. Halep'teki öteki askerler eve dönmüş ama o kalmış.
Sabah günaydın gönderdiği mesajında ise "Senden hiçbir şey saklamak istemiyorum’’la bu kez bir itiraf yağmuruna başladı ki demeyin gitsin. Babası general imiş, yalnız çok kötü vurulmuş, şimdi kamptaki hastanede yatıyormuş, onun için her gün Tanrı'ya dua edip ağlıyormuş!
Bu duygu dolu mesaj yağmuru altında siz olsanız ne yaparsınız? Sizi bilmem ama ben kapıldım bahtımın rüzgarına, başladım aşkımı anlatacak birilerini aramaya, ancak daha ilk bulduğum, "Marian diye bir kadınla tanıştım" dediğim ve dost sandığım, hemen telefonuna uzandı ve bana aşkımın üniformalı fotoğrafını gösterdi, "Hadi anlat anlat" dinliyorum" dedi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
SANAL ALEM
Bugün Yazı Masası'nda, Ergen Kadınlar kitabımdan "Sanal Âlem" başlıklı bölümü paylaşıyorum. Teknoloji hayatımızı kolaylaştı...
-
gel yokluğunla gidersin
-
Kadınları severim, özellikle de ‘’ergen kadınları’’; yaşı yaşıma uygun olanları, çünkü akılları başlarında, kişilikleri ‘’durmuş oturmuş’’ k...
-
Mehmet Saraç, 'Canlarına Değsin' kitabında kadim Urfa kültürünü anlatıyor. Kitapta anlatılan ne varsa bugün onu Urfa'da ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder