YAZI MASASI
Bugün Ergen Kadınlar kitabından ''Pezevenk Mahmut'' adlı hikaye var.
‘’Pezevenk Mahmut!’’
Kadınlar, erkeklerde birkaç özelliği birden arar. ‘’Asıl kadın kim?’’ sorusuna
yanıt, sonrası aranızda ‘’denge’’ olup olmadığı, daha sonrasında güçlü erkek
olup olmadığınız yani kendisini babası gibi koruyan kollayan erkek. Daha birçok
aradıkları da vardır ama şimdilik bunları bilin yeter, gerisi kafanızı
karıştırır işin içinden çıkamazsınız.
Zevk sahibiyimdir, kadın ruhundan da anlarım. Sabahları gazetede ilk işim, karşılaştığım kızlara, ‘’Günaydın’’ demek, ardından da ‘’Ne güzel giyinmişsin pek güzelsin’’i eklemek olurdu. Doğaldır ki kızlar bu iltifatlardan sonra kendilerinden geçerdi. Hele ki saçını kestirdiğinin ya da boyattığının farkında olduğunu da belirt. Kadınların bu zaaflarını bildiğimden doğal olarak çevrem, ‘’bir içim su’’ kızlarla doluydu.
Esmeri kumralı, beyaz tenlisi uzun boylusu, orta boylusu, kısası, kısacası
hepsi peri gibi. Neredeyse bütün erkekler kızlara aşıktı ama ‘’kardeş aşkı!’’
Zaten kızlar beni de ‘’kardeş’’ gibi seviyorlardı. ‘’Ahiretlik’’diyeni bile
vardı.
Öğlenleri hepsi ayrı ayrı gelip ‘’Hadi yemeğe inelim’’ diyordu. İniyorduk.
Tabii bütün yemekhanenin gözü üstümüzde. Erkekler bana boğacakmış gibi bakıyor;
kızlara ise yalvaran ifadelerle, ‘’’Gelin masamıza oturun’’ demeye çalışıyordu.
O yıllar gazetemiz çeşitli kuruluşlarla ‘’barter’’ anlaşması yapıyordu. Yani, ‘’ben
reklamını yayınlayayım, sen de karşılığında bana ürünlerinden ver.’’ Anlaşması.
Nitekim Mahmutpaşa’nın girişinde o yıllarda pek ünlü olan Atalar Alışveriş
merkezi ile anlaşılmıştı ki içinde her türlü giysi satılıyordu. Nihayet çalışanlara
alışveriş çekleri verildi, buna da en çok ‘’benim’’ kızlar sevindi.
Çekini alan yanıma gelip; ‘’Hadi Atalar’a gidelim’’ demeye başladı. Öyle ya hem
erkeğim hem zevk sahibiyim hem de ‘’göstermelik!’’ Bundan iyisi can sağlığı.
Birisine, ‘’Peki’’ deyince sonrasında arkası geldi, başka kızların da ‘’Peki’’
den haberi oldu, neredeyse her hafta kızlardan birine eşlik edip, alışverişe
gittim, daha doğrusu onlar aldı ben ya fikrimi beyan ettim ya da görevlileri ‘’onlarla
ilgilensinler’’ diye uyarmayı görev edindim!
Doğal olarak kızların her birinin farklı giyim tarzları vardı ve bütün kadınlar
gibi alışveriş söz konusu olunca gözleri doymuyordu. Mağazada ne varsa,
etekler, bluzlar, pantolonlarla kucaklarını doldurup doğru kabine giriyorlardı
ardından şov ve benimle diyalogları başlıyordu.
‘’Nasıl?
‘’Güzel’’
‘’Doğru söyle’’
‘’Valla doğru!’’
‘’Peki bir de grisini deneyeyim bak bakalım o nasıl duruyor?’’
‘’Olur’’
‘’Bu nasıl olmuş?’’
‘’Cık, bej daha güzeldi.
‘’Saçmalama basenlerim ortaya çıkıyor çok kilo aldım!’’
‘’E ne var bunda erkekler bayılır!’’
‘’Terbiyesiz!’’
Bacakları güzel diye sürekli mini etek giyen bir kız vardı, onunla gittiğimde
her yanımı ter basardı. Kız her tarafın altını üstüne getirir mini etek arardı
bulamayınca da suratı beş karış gazeteye dönerdik.
Bir süre sonra kimi gün esmer kimi gün kumral kimi gün de sarışın bir kızla
mağazaya gidip gelişlerim mağazanın erkek tezgahtarları arasında gülüşmelere
neden olmaya başladı.
Nitekim bir gün birini ötekine, ‘’Ne iş?’’
diye fısıldarken yakaladım. Çocuk arkadaşına baktı ve sırıtarak, benim duyup
duymamamı pek de umursamadan, ’’Pezevenk herhalde!’’ dedi. Böylelikle benim
onların kafasındaki imajım da belli oldu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder